Reply to this topicStart new topicStart Poll

Astral Yolculuk
Caesar
Gönderildi 12 Mart 2010 16:14
Quote Post


Duyuru Onay
****

Grup: Duyuru Onay
Mesaj: 11374
Üye No: 94123
Kayıt: 23 Aralık 2005





QUOTE
ASTRAL YOLCULUK TEKNİKLERİ
Astral seyaheti gerçeklestirmenin türlü yöntemleri vardir.Herkes beden disina çikabilmek için kendisine özgü bir yöntem belirlemistir.Dogrusu da bence budur.Sizin için hangi yöntemin daha uygun oldugunu bulana hatta kendi metodunuzunu gelistirene kadar en çok kullanilan etkili yöntemlerle en azindan bir baslangiç yapabilirsiniz.

Astral Seyahat Denemelerine Baslamadan Once Yapmanız Gerekenler!
* Vücudunuzu rahatsiz eden ve hissettiginiz tüm aksesuarlari çikartin. (saat, yüzük, kolye)
* Göz kapaklariniza direkt isik gelmeyecek sekilde odayi karartin.
* Basiniz kuzeye gelecek sekilde kuzey-güney aksisine göre sirt üstü yatin.
* Tüm elbiselerinizi çikartin, fakat vücut isinizi normal seviyede tutacak sekilde ayarlayin.
* Nerede ve hangi zamanda olursa olsun mutlaka rahatsiz edilmeyeceginizi bildiginiz bir yerde olun.
* Rahatlama durumuna geçin.
* Nefesinizi yarim açik dudaklarinizdan alip verin.

METOD 1
(Rahatlama ve Ucma istegi)
Ayaginizdan alniniza kadar vücudunuzu nokta olarak düsün ve zihinsen gücünüzle bedeninizin 1 metre yukarida olduguna odaklayın Astral bedeninizin alin kismini vücudunuzun ayak hizasina gelecek sekilde ileriye gittigine odaklanin.
Ayaklariniz sabit bir noktada kalacak ve yüzünüz 90 derece dik gelecek sekilde yukari ve ileri dogru kalktiginizi ve ayaklarinizin üzerinde dogruldugunuzu düsünün ve buna odaklanin. Birden hafiflediginiz kus gibi oldugunuzu hissedeceksiniz iste ozaman kendi bedeninizi yatarken gorebilirsiniz.

METOD 2
(Ters Dusunme Beyin Aldatmacasi)
Hazirlik bölümündeki asamalarin tümü gerçeklestirilir.
Kuzeye dogru yatis pozisyonunuzu, güneye dogru yatmis gibi düsünerek beyninizi aldatmaya çalisin.Beyniniz devamli kuzeye dogru oldugunuzu ispatlamaya çalisacaktir. Beyninizi inandirdiginiz anda titresimlerle birlikte yükselmeyi gerçeklestirin Yükselmede zorluk çekiliyorsa her nefes verisinizde biraz daha hafifleyip yükseldiginize odaklanin.Yükselmenin diger yolu ise yukarida asili bir ipi çektiginizi düsünmektir.Eger titresimler halen olusmamissa ipi her çektiginizde belli bir rahatlama ve titresimler meydana gelecektir.Ugrasilar sirasinda birden fazla teknigi kullanmaktansa her adima tam konsantre olmak akla baska seyleri getirmeyeceginden mutlak basariya kolayca gitmenizi saglayacaktir.Ayrilma tam olarak gerçeklestiginde görüntüler ve ugultular baslayacaktir. (herkes için ayni olmayabilir)Artik yapmaniz gereken tek sey düsüncelerinize hakimiyet ve uçus provalaridir.
Beyinde orientation denilen bir özellik vardir.Bu su demektir.Sizin gözleriniz kapali olsada elinizin ayaginizin nerede oldugunu bilirsiniz.Gözlerinizi kapayin ve parmaginizla burnunuza dokunmayi deneyin.Bunu ilk denemenizde basarabilirsiniz , her ne kadar farkinda olmadan gayet dogal bir sekilde yaptiginiz bu eylem beynimizdeki spesifik bir özellik olmadan gerçeklesemez.
Sizin amaciniz basit bir hile yaparak beyninizi kandirmak ve bedeninizi bir süre için terketmek.Kendinizi bir hapishaneden kaçmaya çalisan bir mahkum gibi düsünün.Beyniniz ve onun koruma iç güdüsünü ise sizin disari kaçmanizi engellemek üzere orada bulunan gardiyanlara benzetebiliriz.Bedenden disari kaçabilmek her tarafi kameralarla dolu olan bir hapishaneden kaçmaktan daha zordur.Beynin oryantasyon özelligi sayesinde sizin tam olarak nerede oldugunuzu bilir.Normal bir uyku esnasinda da sizin tam olarak uyku haline geçmeniz bekler ve öyle uyur.Oysa beyni kandirarak bedeni uyutnak ve disari kaçabilmek mümkündür.Eger korkarsaniz zaten beden disina çikmaniz imkansizdir.
Simdi her zamanki gibi uyumak için yataginiza gittiginizi düsünelim.Beyin gayet her zamanki gibi siradan bir sekilde hormonlorunuzda gerekli ayarlamalari yapiyor metabolizmanizi yavaslatiyor ve gayet siradan bir durum bu.Bu arada beyin tabiiki oryantasyon olayini son olarak bir kez daha kontrol ediyor.Bu arada siz duruma müdahele ediyorsunuz ve aslinda bulundugunuz yerin tam ters tarafinda yani ayakucunuzun oldugu yerde basinizin oldugunu iddia ediyorsunuz.Beyin hemen gerekli kontrolleri yapar ve size tam tersini iddia eder.Bu sirada önemli olan kendi iddianizi ona kabul ettirebilmektir.Eger diger odalardan ses gelirse ,sesin gelis yönünü kontrol eden beyniniz bir avantaj kazanir ve baksana ses nereden geliyor demekki beden senin söyledigin yönde degil der.Eger odada bir gece lambasi varsa yada pencereden gelen bir isik varsa gözleriniz kapali bile olsa göz kapaklariniza gelen isik sayesinde beyin bedenin gerçek yönünü belirler ve sizin onu yaniltmak istediginizi anlayabilir.Tüm bunlara ragmen en azindan ilk denemeleriniz de beyniniz size karsi koyamayacaktir.Bir süre sonra ona ayaklarinizin oldugu yerde aslinda basinizin oldugunu kabül ettireceksiniz.Bu asamadan sonra artik beyin oryantasyon özelligini kaybetmistir.Uyku durumuna geçene kadar bedenin gevsemesini hissetmeye basliyabilirsiniz.Bedeniniz bu durumda o kadar gevser ki ayaklarinizi bile hissedemessiniz.Karin boslugunuzda da bir gevseme hissedersiniz.Kendinizi oldukça hafiflemis hissedersiniz.Daha sonra kulaklarinizda bir ugultu hissedersiniz.Sakin paniklemeyin, bilahere bedende vibrational state olarak adlandirilan çesitli titremeler hissederseniz.Bu titremeler astral bedeninizde meydana gelmektedir.Ve gerçekte yatakta yatan bedeniniz titremez.Bu durum artik iyice bedenden ayrilmaya yaklastiginizin habercisidir.Genelde ilk denemeleriniz de böyle bir durumla karsilastiginizda korkar ve vazgeçerseniz hata edersiniz.Bir dahaki sefere bu asamalara ulasmak daha zor olabilir.Bir de bu asamalara ulastiktan sonra beden den ayrilmayi gerçeklestirmek önemlidir.Bu da bir yetenek ,biraz da bilgi isidir.
Bu asamada rope metodu diye adlandirilan yöntem etkilidir.Karanlikta yukaridan asagiya dogru bir halat sarktigini ve sizin ellerinizle onu çektiginizi düsünün.Burada halati görmeniz önemli degil ,büyük ihtimalle bir kaç kez çektikten sonra görüntü de bazi kopukluklar olacaktir.Kesinlikle vazgeçmeyin ve ipi çekmeye devam edin.Ipi göremeseniz de çekin.Bu sekilde Astral ayrilmayi rahatca gerceklestirebilirsiniz.

METOD 3
( IP METODU )
Astral Seyahat tekniklerinde en çok anlatilan metodlardan biridir..Ön hazirlik safhasi tamamsa hiç biryerinizi hissetmiyorsaniz hayalinizde tavandan bedeninize dogru bir ip sallandigini ve sizde o ipe tutunup kendinizi yukeri çektiginizi hayal edin.Vücudunuzu kipirdatmayin.Yavasa yavas kendinizin yukari dogru çekildiginizi hissedeceksiniz.Bazen o esnada özellikle el,kol ve bacaklarda karincalanmalar olabilir sükunetinizi asla bozmadan heyecanlanmadan olayin akisina kendinizi birakirsaniz kendinizi odanizin içinde aniden buluverirsiniz.

METOD 4
(Hayal Telkin Metodu)
Bu deneyden önce yattiginiz odanizi iyice inceleyiniz. Ön hazirlik safhasindan sonra kendinizi bedeninizden 1 kaç metre yukarida süzülürken ve odaniza bakarken hayal edin detaylari atlamadan herseyi görmeye çalisin.Oda lambasini,oda kapisini,masanizi vs...Bu teknik sizin bedeninizden ayrilmaniza yarar sagliyacaktir.

METOD 5
(Ruya Metodu)
Rüya metodlari sayesinde astral seyahat deneyimleri yasayan kisilerin sayisi bir hayli fazladir.Bu teknikteki amaç rüya görüken rüyada oldugunuzu fark ederek suurunuzu geri kazanmaya dayanir.Bunun için yapmaniz gereken günlük hayatta yasadiginiz olaylar karsisinda Neden oldu? Nasil oldu? niçin oldu? gibi sorular sorup ve kendinize her mantikli cevaplar verisinizden sonra "Demekki riyada degilim" demeniz gerekmektedir.Rüyada gördügünüz o saçma seyler karsisinda beyin ayni mantigi aranmaya çalisacak ve bulamayincada rüyada olmadiginizin farkina varabilecek ve kendinizi aniden odanizda yada bildiginiz baska biryerde astral seyahatteyken bulabileceksiniz.
Kendi kendinize vereceginiz telkinler astral seyahatte büyük önem tasir.Gece yatmadan tuzlu birseyler yiyin ve odanizin bir kösesine bir bardak su koyun.Her gece yatmadan bunlari yapin ve yine her gece yatmadan kendinize su telkinde bulunun "Rüyamda susadigimda kalkip o kösedeki bardaktan su içecegim fakat bardaga dokundugum anda suurumu kazanacagim" Bu teknik uygulanmasi çok kolay oldugundan bir çok kisi bu yolla astral seyahat deneyimi yasayabilmistir.Bu teknigi en az 15 gün boyunca sürekli denemelisiniz.Ben teknikleri yeterince kisa ve öz olarak tuttum.Bu teknikler en çok kullanilan ve iyi sonuç getirebilicek tekniklerdir ama hiç birinin digerinden üstün bir yani yok bence.Siz yapabiliceginize inandiktan ve korkmadiktan sonra yeterli telkin kullanirsaniz sonuca ulasabilirsiniz.

METOD 6
(Kaslari art arda gevsetme yontemiyle seyahat)
Rahat edebileceginiz bir yer bulun.Bir koltuk,yatak veya divani kullanabilirsiniz; fakat yatay bir posizyondayken gevsemek buyuk olasilikla astral cikmayi kolaylastiracaktir.( Onceki yillarda ilgilterede yurutulen bi arastirmada, kendiliginden astral seyahat yasayan oldukca fazla sayida kisinin o sirada yatmakta olduklarini ortaya koymustur.) Basladiginiz zaman kaslaranizi kramp girme raddesinde sikmayin. Yanlizca sikin, bese kadar sayin, sonra bir kac saniye (5-10) gevsetin ve diger kas grubuna gecin. Tum dikkatinizi gerilimi ve gevsemeyi hissetme uzerinde toplayin.Dusuncelerinizin farkli ilgelere kaymasini izin vermeyin.Bedeninizin o anda uzerinde calistiginiz belli kismina odaklanmayi surdurun.Unutmayin. Kaslari art arda gevsetmek fiziklsel bir egzersiz oldugu kadar zihinsel bir egzersizdir. Her kas grubunu 2 yada 3 kere sikip gevsetin. Her ayri kas grubunu sikarken, bedeninizin diger kisimlarini hareketsiz ve sakin kalmsina calisin. Tum benliginizin, bedeninizin o anda uzerinde calistiginiz kisminda konuslandigini varsayin. bunlari yaptiktan sonra bedeninizi hissetmemeye baslicaksiniz cok rahatladiginizi hissedeceksiniz iste o anda kendinize telkinler verin yukardan asagi ip sarktigini dusunun ve yukari dogru cekildiginizi hissedin bunu isteyin ve birden kendinizi yukarda vucudunuzu izlerken bulabilirsiniz...

Uyari:Astral seyahat pratikleri belki ilk günlerde sonuç vermeyebilir fakat bu sizin bu konu üzerinde yeterince çalismaniza baglidir.Her ne kadar bazi istisnalar ilk zamanlarda çikabilirsede,sizin bikmadan usanmadan çalismaniz gerekebilir.Bir kez bedenden ayrildiginizda artik olayi kavramis olucak ve artik istediginiz an astral seyahat yapabileceksiniz...




Böyle bir şey varmı gercekten


--------------------
user posted image
PM
Top
D.O.C
Gönderildi 12 Mart 2010 16:24
Quote Post


Müdavim
****

Grup: Müdavim
Mesaj: 413
Üye No: 54159
Kayıt: 07 Nisan 2005





ağır bir konu ... evet var gerçekten hatta baya kaynak vardı nette ama okadar basit değil zor yapılıyor..


--------------------
De Mysteriis Dom Sathanas
PMEmail PosterICQAOLYahooMSN
Top
Masterworks-Artisan
Gönderildi 12 Mart 2010 16:36
Quote Post


Kontrolör
****

Grup: Kontrolör
Mesaj: 5175
Üye No: 126684
Kayıt: 31 Temmuz 2006

Bağışları :



Bir tane LSD çaktın mıydı, seyahatin alasını görürsün... rofl.gif

Şaka bir yana, Fizik Bilimi açısından böyle bir şey yok. Ama bu tür şeylere (şey diyorum çünkü kendi adıma bu zırvalıklara başka ne ad verebilirim bilmiyorum) inanıyorsan var. İnanıyorsan her şey mümkün, ancak inanıyor olmanın tek koşulu sorgulamamaktır. İnsanlar Reiki'ye, uzaktan iyileştirmeye, nesneleri hareket ettirmeye, pozitif ve negatif enerji gibi Fizik Biliminin bile kabul etmediği tanımlanamayan şeylere inanıyorlar. Kimse de "olur mu böyle şey?" diye sorgulamıyor. Mutlu mesut bu hayalle yaşıyorlar maalesef...

Bunlara inanan kişiler öyle sabit fikirli ki, yaşadıklarının normal koşullar altında hemen herkesin yaşayabileceği şeyler olduğunu anlamıyor ve bunlara acayip anlamlar yükleyerek aşkın olduklarını düşünüyorlar. Lakin bu tür deneyimler yaşayanların hiç biri deneysel gözlemciler ve laboratuvalarda bilimcilerin yanında bu şeyleri tekrarlayamıyorlar. Bahane olarak da "bu odada negatif enerji var" veya "burada inanmayanlar var" gibi saçmalıkları neden gösteriyorlar.

Yani ki; böyle bir şey yok. Yersen var...

"Beyinde orientation denilen bir özellik vardir." rofl.gif

Mesajı düzenleyen: Masterworks-Artisan (12 Mart 2010 16:40)


--------------------
Je est un autre. Tant pis pour le bois qui se trouve violon, et nargue aux inconscients, qui ergotent sur ce qu'ils ignorent tout à fait ! A. Rimbaud
I is someone else. It is too bad for the wood which finds itself a violin and scorn for the heedless who argue over what they are totally ignorant of ! A. Rimbaud
PMEmail PosterUsers WebsiteIntegrity Messenger IMMSN
Top
Bad Sector
Gönderildi 12 Mart 2010 16:59
Quote Post


Müdavim
****

Grup: Müdavim
Mesaj: 3101
Üye No: 38291
Kayıt: 11 Kasım 2004





Bende bu tarz şeylere çok inanmam ama kaşık büktüğünü iddia eden bir arkadaşım vardı. Geçen bir yerde otururken hadi bük dedim. Kaşığı elinde oyun hamuru varmışcasına bukle bukle yaptı. Birde elimi iki elinin arasına koyduğumda (temas etmeden) ısıttı. Aynı zamanda baş ağrısını falanda alabildiğini ve çeliği kırabildiğini söylüyor. nerd.gif
PMEmail Poster
Top
Masterworks-Artisan
Gönderildi 12 Mart 2010 17:03
Quote Post


Kontrolör
****

Grup: Kontrolör
Mesaj: 5175
Üye No: 126684
Kayıt: 31 Temmuz 2006

Bağışları :



QUOTE (Bad Sector @ 12 Mart 2010 15:59)
Bende bu tarz şeylere çok inanmam ama kaşık büktüğünü iddia eden bir arkadaşım vardı. Geçen bir yerde otururken hadi bük dedim. Kaşığı elinde oyun hamuru varmışcasına bukle bukle yaptı. Birde elimi iki elinin arasına koyduğumda (temas etmeden) ısıttı. Aynı zamanda baş ağrısını falanda alabildiğini ve çeliği kırabildiğini söylüyor. nerd.gif

Bu tür şeylerden bahseden benim çevremdeki insanların sayısını bir duysan... Lakin gel gör ki, şimdiye kadar dediğini bir kere olsun gerçekleştirebilen çıkmadı aralarında... biggrin.gif

Ockham'ın Usturası diyorum. yes.gif


--------------------
Je est un autre. Tant pis pour le bois qui se trouve violon, et nargue aux inconscients, qui ergotent sur ce qu'ils ignorent tout à fait ! A. Rimbaud
I is someone else. It is too bad for the wood which finds itself a violin and scorn for the heedless who argue over what they are totally ignorant of ! A. Rimbaud
PMEmail PosterUsers WebsiteIntegrity Messenger IMMSN
Top
legendary
Gönderildi 13 Mart 2010 00:10
Quote Post


Üye
****

Grup: Üye
Mesaj: 729
Üye No: 51402
Kayıt: 22 Mart 2005





QUOTE (Masterworks-Artisan @ 12 Mart 2010 15:36)
Bir tane LSD çaktın mıydı, seyahatin alasını görürsün... rofl.gif

Şaka bir yana, Fizik Bilimi açısından böyle bir şey yok. Ama bu tür şeylere (şey diyorum çünkü kendi adıma bu zırvalıklara başka ne ad verebilirim bilmiyorum) inanıyorsan var. İnanıyorsan her şey mümkün, ancak inanıyor olmanın tek koşulu sorgulamamaktır. İnsanlar Reiki'ye, uzaktan iyileştirmeye, nesneleri hareket ettirmeye, pozitif ve negatif enerji gibi Fizik Biliminin bile kabul etmediği tanımlanamayan şeylere inanıyorlar. Kimse de "olur mu böyle şey?" diye sorgulamıyor. Mutlu mesut bu hayalle yaşıyorlar maalesef...

Bunlara inanan kişiler öyle sabit fikirli ki, yaşadıklarının normal koşullar altında hemen herkesin yaşayabileceği şeyler olduğunu anlamıyor ve bunlara acayip anlamlar yükleyerek aşkın olduklarını düşünüyorlar. Lakin bu tür deneyimler yaşayanların hiç biri deneysel gözlemciler ve laboratuvalarda bilimcilerin yanında bu şeyleri tekrarlayamıyorlar. Bahane olarak da "bu odada negatif enerji var" veya "burada inanmayanlar var" gibi saçmalıkları neden gösteriyorlar.

Yani ki; böyle bir şey yok. Yersen var...

"Beyinde orientation denilen bir özellik vardir."  rofl.gif

Reiki deyince bi durma ihtiyacı hissettim. Bu tarz "şey"ler söz konusu olduğunda ben işin mistik boyutundan ve hikaye kısmından ziyade pratik sonucuna bakıyorum. Yıllarca şiddetli baş ağrıları çekmiş, hastane hastane dolaşmasına karşın tedaviyi bırakın teşhis dahi konulması yıllar sürmüş, teşhisten sonra (cluster aches varmış ben de hem de atipikmişoriginal.gif aldığım ilaçların faydasını görememiştim.
Sonrasında reikiye ilgi duydum ve denemekten ne çıkar diyerekten uygulamaya başladım ve işe yaradığını göreüm. Reikinin mantığı özetle evrensel bir enerjiye (tek taraflı ve sadece olumlu çalışan) kanallık ederek şifa sağlamaktır. Uzun uzun bahsedilebilir ancak ben hikayesini anlatmayacağım, kendim de pek ilgilenmiyorum zaten. Ben pratik sonuca bakıyorum bu tür şeylerde. Sonuç olarak faydasını görüyorum, ister evrensel bir enerji olsun, ister kendi kendine verilmiş bir telkinin olumlu neticesi, sonuçta yararını görüyorum, bence önemli olan da bu. Bir ara reiki ile ilgili "Reiki: Evrensel bir enerji mi yoksa güçlü bir telkin mi?" Konulu bir deneme yazmayı düşünmüştüm. Telkin ve hipnoz konusuyla biraz ilgili olduğumdan reikinin aslında bilinç altıyla ilgili bir olay olabileceğini düşünüyordum.

Reikiye başlarken şöyle derler: Reikiye inanıp inanmamanızın, yararını görmeniz açısından bir etkisi yoktur. Yani siz inanmasanız da o işini yapar. Aslında bence bu cümle başlı başına reikiye inandırma konusunda güçlü mesajlar içeren bir telkindir.

Sonrasında bu konuda yazmaktan vazgeçtim. Dediğim gibi insanlar faydasını gördükten sonra niye zihinlerini bulandırayım?
Bu işle ciddi olarak uğraşan doktorlar da biliyorum.
Genelde bu tarz insanlar ya doğrudan reddeder veya çok temkinli yaklaşırlar. Fakat benim gibi deneyip faydasını gördükten sonra olayın daha derinliğine iniyorlar.
Kurşun döktürmek de rahatlatır beni örneğin, bilimsel açıklaması vardır yoktur, ilgilenmem hiç, dediğim gibi pratik sonuca bakarım.

Boş zamanınız ve ilginiz varsa ve faydasını da görüyorsanız bu tür şeylere ilgi duymanızda küçümsenecek bir durum yok bence.

Bir de şunu söylemek istiyorum, ciddi bir fenomen olan hipnoz da açıklanamayan bir çok yönü nedeniyle uzun yıllardır tıp dünyası tarafından reddediliyordu. Ancak yakın dönemlerden itibaren tıpçılar aniden "Eureka" diyerekten sanki hipnoz olgusunu yeni keşfetmişlercesine bu fenomene sarıldılar. Öyle ki bu uygulamayı sadece kendi tekellerine alabilmek için çaba sarf ediyorlar şu an. Kim bilir belki yıllar sonra da reiki vs konular ( gerçek anlamda pratik sonuç verenlerden bahsediyorum) bugün hipnozun görmeye başladığı teveccühü görebilir.


Astral seyahat deyince, yine içeriğini çok iyi bilmememe karşın bunun da otohipnoz (self-hypnosis) tarzı bir durum olabileceğini düşünüyorum. Zira yeterli konsantrasyon sağlandığında kendinizi derin transa getirebilirseniz gerçekten farksız halisünasyonlar yaratabilirsiniz, ki bu gerçekten oldukça bilimsel bir olgudur. Belki astral seyahat de bu mantık çerçevesinde değerlendirilebilecek bir durum olabilir.

Mesajı düzenleyen: legendary (13 Mart 2010 00:20)


--------------------
Why are you so serious?

user posted image
PMEmail Poster
Top
e101465
Gönderildi 13 Mart 2010 01:43
Quote Post


VIP
****

Grup: VIP
Mesaj: 3434
Üye No: 128032
Kayıt: 21 Ekim 2006





Böyle şeylerin niye ben ve benim gibilerin başına hiç gelmediğini bi' durup düşünmek lazım... wink.gif

Opel Astra ile yapılan yolculuk olmasın o? tongue.gif


--------------------
Dünyada pek çok kadın var, kimileri de çok güzel. Ama ben, her bir hattı, hatta her bir kırışığı bana hayatımın en büyük ve en tatlı anılarını hatırlatan bir yüzü bir daha nerede bulabilirim? Senin tatlı çehrende sonu gelmez acılarımı, yeri doldurulmaz kayıplarımı bile okuyabilir ve senin tatlı yüzünü öptüğümde acıyı öperim.
Karl MARX
(Londra'daki eşi Jenny MARX'a gönderdiği mektuptan, Manchester, 21 Haziran 1865)
PM
Top
extremebrutal
Gönderildi 13 Mart 2010 13:55
Quote Post


VIP
****

Grup: VIP
Mesaj: 4663
Üye No: 62627
Kayıt: 03 Haziran 2005





Bunların gerçekliğini veya bilimin dışında tutmanın ne kadar doğru -yeterli bilgi-birikime sahip olmadığımdan- bilmiyorum ama Parapsikoloji ile iştigal eden binlerce bilim insanını görmezden gelmenin de çok doğru olduğunu düşünmüyorum. thinking.gif


--------------------
user posted image

Herhangi bir kapalı dizgede, düzensizlik daima artar.
(Termodinamiğin ikinci kanunu)

user posted image
PMEmail PosterMSN
Top
asttas
Gönderildi 13 Mart 2010 14:25
Quote Post


Emektar
****

Grup: Emektar
Mesaj: 1089
Üye No: 136763
Kayıt: 17 Haziran 2007





Bir yakınımın doktorlarca tedavisi yapılamamış bir kanser türünü, gayet sıradan bir adamın sadece ellerinden verdiğini söylediği enerjiyle iyileştirdiğine şahit olduğumu da eklemek isterim burada. İçinde olduğum sektör münasebetiyle gayet yakından biliyorum olayı. Faydasını gören kişi bunun bilimselliğiyle pek ilgilenmez açıkcası.

Faydası varsa...
PMEmail Poster
Top
Masterworks-Artisan
Gönderildi 13 Mart 2010 15:10
Quote Post


Kontrolör
****

Grup: Kontrolör
Mesaj: 5175
Üye No: 126684
Kayıt: 31 Temmuz 2006

Bağışları :



QUOTE (extremebrutal @ 13 Mart 2010 12:55)
Bunların gerçekliğini veya bilimin dışında tutmanın ne kadar doğru -yeterli bilgi-birikime sahip olmadığımdan- bilmiyorum ama Parapsikoloji ile iştigal eden binlerce bilim insanını görmezden gelmenin de çok doğru olduğunu düşünmüyorum. thinking.gif

Verdiğin linkte çok açıklayıcı yazılar var, ancak son kısmına doğru yer alan şu paragrafa da dikkat çekmek istedim:

Günümüzde parapsikoloji
Beyin dalgalarından alfa ritminin ESP ile ve özellikle telepati fenomeniyle yakından ilgili olduğu saptanmıştır.

Çağdaş parapsikolojik araştırma ABD’de günümüze doğru, gitgide küçülme göstermiştir. Bunun nedenlerinden biri önceki araştırmaların sonuçlarının inandırıcı bulunmaması ve özellikle, parapsikologların diğer bilim dallarındaki akademik meslektaşlarından gelen güçlü muhalefetle karşı karşıya kalmaları olabilir.[37] ABD'de parapsikoloji alanında araştırma yapan laboratuvarlardan birçoğu kapanmıştır. Bunun nedeni, parapsikolojinin ABD'de bilim otoriteleri tarafından tam manasıyla bir bilim olarak kabul edilmeyişiydi. ABD'de giderek kapatılan bu akademik laboratuvarların yerini özel kaynaklarca kurulan özel kurumlar aldı ve böylece ABD'nde parapsikoloji özel kurumlar içine hapsolmuş oldu.[37] 28 yıllık araştırma faaliyetinden sonra Princeton Üniversitesi’nin normal-dışı araştırma laboratuvarı da geçen yıl (2007) tasfiye edildi.[67] ABD'de halen iki üniversite, akademik parapsikoloji laboratuvarını faaliyet halinde tutmaktadır...


Ayrıca aynı yazıda, "Parapsikolojiye, halihazırda sekiz üniversitede okutulmasına karşın, ABD’de ve birçok ülkede "sınır-bilim" (İng.fringe science)[20] [21] hatta kimi ülkelerde sözdebilim gözüyle bakılmaktadır; çünkü araştırmaları ABD'deki bilim adamlarının büyük çoğunluğu tarafından kabul edilmiş "standart varsayım numuneleri"[22] içinde henüz yer almamaktadır." da denmektedir...

Bilimin nefes aldığı ciğerin bir yarısı "merak" diğer yarısı da "şüphe"dir. Faydacılığa saplanmanın bize bir getirisi yok şu tartışmada... Sonuçta, tıpta "placebo" etkisi denen bir şey de vardır; o zaman "placebo" ilaçlar için de astral açıklamalar, parapsikolojik tezler mi üreteceğiz yani? Olmayan bir şeyi olmuş gibi mi göstereceğiz? Elbette ki "yüksek moral", "placebo ile vücudu kandırma" gibi şeylerin vücut direnci üretmesindeki etkisini biliyorum/z, lakin basit açıklamalar dururken...

Halen Ockham'ın Usturası diyorum...



--------------------
Je est un autre. Tant pis pour le bois qui se trouve violon, et nargue aux inconscients, qui ergotent sur ce qu'ils ignorent tout à fait ! A. Rimbaud
I is someone else. It is too bad for the wood which finds itself a violin and scorn for the heedless who argue over what they are totally ignorant of ! A. Rimbaud
PMEmail PosterUsers WebsiteIntegrity Messenger IMMSN
Top
legendary
Gönderildi 13 Mart 2010 16:34
Quote Post


Üye
****

Grup: Üye
Mesaj: 729
Üye No: 51402
Kayıt: 22 Mart 2005





QUOTE (Masterworks-Artisan @ 13 Mart 2010 14:10)


Bilimin nefes aldığı ciğerin bir yarısı "merak" diğer yarısı da "şüphe"dir. Faydacılığa saplanmanın bize bir getirisi yok şu tartışmada... Sonuçta, tıpta "placebo" etkisi denen bir şey de vardır; o zaman "placebo" ilaçlar için de astral açıklamalar, parapsikolojik tezler mi üreteceğiz yani? Olmayan bir şeyi olmuş gibi mi göstereceğiz? Elbette ki "yüksek moral", "placebo ile vücudu kandırma" gibi şeylerin vücut direnci üretmesindeki etkisini biliyorum/z, lakin basit açıklamalar dururken...

Halen Ockham'ın Usturası diyorum...

Hayır ama bu tür şeylerin placebo etkisi üzerinde durabiliriz original.gif Şaka bir yana placebo denen olay da tamamen telkinle ilgilidir. Aslında kandırılan şey vücut değil, bu onu yöneten bilinç altını etkileme işi. Placebo ilaçlar bir yana bir rahatsızlık için üretilen "sahici" ilaçların bile çözümsüz kaldığı durumlarda fayda veren uygulamalar bence göz ardı edilmemelidir.
Şunu hep söylüyorum işin geyik kısmı o kadar önemli değil, insanlar fantastik açıklamalar getirmeyi seviyorlar, ama bu uygulamaların placebo etkisi gerçek ilaçların biyolojik etkisini aşıyorsa, sırf mantıklı açıklama getirelemediği için göz ardı etmek gerekir mi?

Bence bu tür uygulamaları bir ayrıma tabii tutmak gerek. Aslında bilimsel olarak araştırılmamış olmakla birlikte psikolojinin konusuna yakın uygulamalarla, parapsikolojiye yakın olanları aynı gözle değerlendirmek yanlış olur düşüncesindeyim.

Astral seyahate dönecek olursak, gerçekten böyle bir durum varsa, eğlenceli bir deneyim olurdu diye düşünüyorum. Ama hala bu konuda şüpheliyim. Hala kişinin kendi kendine yarattığı halisünasyonlarla ilgili olduğunu düşünüyorum ki otohipnoz denen olay buna dayanır. HAyatınızda yaratmak istediğiniz şeyi önce kafanızda canlandırısınız, buna yaratıcı imgeleme deniyor, yeterli konsantrasyonla bu imgelemler bilinç altına gerçekmiş gibi yansıtılabiliyor.

Basit bir örnek vereyim NLP dediğimiz kişisel gelişim tekniği Ericsonian hipnoza dayanır, örneğin ders çalışmakla ilgili sorun yaşıyorsunuz, bunun üstesinden gelmek istiyorsnuz, kendinizi ders çalışırken hayal edip bu hayalin gerçekçi olmasına çaba gözterirsiniz, hipnoz sırasında derin trans halinde bu hayal bilinç altına gerçek gibi görünür (aslında bilinç altımız gerçekle hayali ayırt edemez)

Transtan çıkıp normal hayata döndüğünüzde bilinç altınız bunu öylesine benimsemiştir ki artık ders çalışma konusunda sorununuz kalmamıştır. Bu uygulama, konsantrasyon, motivasyon, çeşitli hastalıkların tedavisi ve diğer kişisel gelişim konularında uygulanıyor.Tabii burda çok basite indirgeyerek anlattım. Olay her zaman böyle bir anda ve mucizevi gerçekleşmiyor.

İşte diğer şifa tekniklerinin de buna benzer bir mantıkla işlediğini düşünüyorum.

Telkin bilimin babası sayılan Emile Coue istenen değişimi transa ihtiyaç duymaksızın başarıyordu. Sadece telkinle binlerce insan iyileştirmiştir. Kendisi bir eczacıydı ama ilaç kullanmayı sevmezdi. Lokal ağrıların giderilmesi için verdiği reçetelerden birisi de ağrıyan bölgeye elinizi koyup aklınızdan hızlı hızlı iyiyim ya da sağlıklıyım tarzı olumlu kelimeler tekrarlamanızdı. İşte bunun reiki uygulamasından pek de bir farkı yok. Odaklanma ve kendi kendine telkin.
Emile Coue'nin telkin kalıpları halen hipnoterapistler tarafından kullanılır.
En ünlü telkini ise "Her gün her yönden daha iyiye gidiyorum" dur. (Geceleri yatarken ve sabah uyanır uyanmaz, hızlı hızlı 20 defa tekrar edin, bir kaç hafta sonra tekrar görüşelim:)

Freud da bir dönem ciddi olarak hipnoz tekniğiyle çalışmıştı, ama sonraları nedense bundan vazgeçti (nedeni biliyorum da burada anlatmak uzun sürer, meraklılar googledan araştırabilir) ve psikoloji de serbest çağrışım yönetmini icat etti. Hipnoza göre çok daha karmaşık ve ağır işleyen bir sistem. Bu uyglumayı Freud değil de sıradan biri ortaya atsa ne kadar bilimsel bir teknik değeri görürdü bilemiyorum. (Bir şarkısın sen Freud:)

Bu bana İbn-i Sina'nın nereden okuduğumu hatırlayamadığım bir sözünü getiriyor "Hastalığın başlangıcı biyolojiktir ama iyileşmesi daha çok psikolojiktir."

Uzun uzun, karmaşık karmaşık anlatılabilir, aslında karmaşık olduğu kadar eğlenceli bir konudur da.
Burada keseyim. Pragmatistsem günahım ne original.gif



--------------------
Why are you so serious?

user posted image
PMEmail Poster
Top
Konuyu okuyan 0 üye var (0 Misafir)
0 Üye:
 


Topic Options Reply to this topicStart new topicStart Poll

 

Bu site ismi verilen dosyaların kendilerini barındırmamaktadır. Sitede sadece linkleri verilmektedir. Bu linklerin yasalara aykırı kullanımı siteyi değil kullanıcıyı bağlar.
Altyazı, ED2K ve BT modülleri DivXForever®'ın kendi üretimi olup, parçası ya da tamamı kopyalanamaz ve kullanılamaz!