

   
Grup: VIP
Mesaj: 4663
Üye No: 62627
Kayıt: 03 Haziran 2005

|
* Gösterimler ücretsizdir. | QUOTE | Dead by Third Act
Mika Tajima/New Humans
Performans: Howie Chen, Mika Tajima, Eric Tsai
15’ // 2009
Marinetti’nin 1908’deki hızlı Bugatti araba kazasından başlayarak, Godard’ın geç kapitalizmin peyzaja dağılmış araba kazalarına; erken dönem devrimci fabrika işçileri konsüllerinden “Marks ve Coca Cola’nın yeni çocukları”na kadar; Mika Tajima ve işbirliği yaptığı noise grubu New Humans, İtalya’daki bir kez daha aktif hale gelen Fiat fabrikası için yeni bir fonksiyon öneriyorlar: çelişkilerin üretimi.
Dead By Third Act, 2008’de, Turin’deki orijinal Lingotto fabrikasında -endüstrileşmenin, modernizmin, işçi mücadelesinin ve Fütirizmin alanı olan tarihi kompleksde- yapılan bir performans projesinin dökümantasyonudur. Fiat araba üretiminin asıl başlangıç noktası, post- endüstiryel demonte hattına dönüşüyor. Bu performans, fabrikanın, Slow Food festivali akabinde, uluslararası bir sanat merkezi için hazırlıklar yapıldığı sırada, modernist mimari ile montajlanması (şu anda bir alışveriş merkezi) esnasında yapılmıştır.
Mika Tajima:
“Açıkçası tüm çöküntüler tam da önümüzde gerçekleşiyor –banka sistemi, terkedilmiş yapı alanları, pespaye yapılar, etkililik, yabancılaşmaya dönüştü- bir araba enkazı gibi. Ama yine de her şey devam ediyor. Bir yüzyıl geçmesine rağmen Futirizmin etrafında hâlâ şenlikli bir atmosfer olmasını tuhaf buluyorum. Sarsıcı modernizmin mirası şüpheli ve bizim Fiat tahribatı projemiz bağlamı düşünmekle ilgiliydi: Marinetti’min arabasını bir hendeğe sürmesi gibi, Fiat fabrikası, Corbusier’e, noise manifestosuna, ulusalcılığa ilham veriyor ve sonra kendisini kapatıyor. Bir şeyler yapmak için bir şeyleri kırmak.”
Electronic in the World of Tomorrow
Erkki Kurenniemi
5’ / 1964
Electronic in the World of Tomorrow, Amerikan dergisi Electronics’den görüntülerin dönüşümlü olarak kullanılmasından oluşan istikrarlı bir hipnotik deneysel filmdir. Orijinal olarak sessiz olan filmin gösterimine Kurenniemi’nin 1963’den “On- Off” adlı elektronik müziği eklenmiştir. Erkki Kureniemi medya art’ın en önemli öncülerindendir. 1960’lardaki filmleri, kültür ve teknoloji arasındaki ilişkiyi yaratmaya ilgiyi yöneltmede çok etkili olmuştur. Özellikle 1970’lerin başlarındaki dijital interaktif enstrümanları (DIMI enstrümanları serisi) ve kişisel cep bilgisayarlarının doğası ve bilgi ağları üzerine yorumlarını içeren yazıları, internet 2.0. çağında doğrulanan fütüristik birer vizyondular. Yapay zekâ araştırmaları, headband videolar ve yapay gerçeklik konularında bir peygamber olarak görüldü ve zamanının 10- 40 sene öncesinde olarak değerlendirildi. Aktüel TV şovlarında göründü ve insanlığın geleceği ve insanlar ve makineler arasındaki ilişki üzerine spekülasyonlar yapan fütüristik makaleler yazdı.
Finli Erkki Kurenniemi’nin en tutku duyduğu projesi 1970’lerdeki, DIMI adı verilen efsanevi dijital sintisayzır serisi idi. Örneğin Kurenniemi’nin video sintisayzırı DIMI- O ( 1970-71), video kamera tarafından kaydedilen herhangi bir hareketi gerçek zamanlı ses ve müziğe dönüştürüyordu. DIMI- S (“Sexophone” olarak da biliniyor) deriyle temas halindeyken ses ve ışık üretiyor; icracının duygusal durumuna tepki veriyordu.
2002’de Finli yönetmen Mika Taanila, Erkki Kurenniemi üzerine, The Future Is Not What It Used To Be adlı bir belgesel çekti.
9 Variations on a Dance Theme
Hilary Harris
13’ / 1966 / ABD
1962’de en iyi kısa film dalında Akademi Ödülü almış olmasına rağmen neredeyse unutulmuş olan avangard film yapımcısı Hilary Harris, genellikle hızlandırılmış fotoğrafçılık alanında öncü olarak kabul edilir -özellikle de hayranlık uyandırıcı New York görüntülerinden oluşan filmi Organism ile (Ekim 2009’da bu filmiyle beraber Highway filmini de Underground Film Gösterimleri kapsamında izleme şansımız olmuştu).
Daha önceki döneme ait dans filmi 9 Variations on a Dance Theme ise daha da kuytularda kalmasına rağmen hem insan formuna hem de film formuna dair güçlü bir araştırmadır. Ayrıca kameranın estetiğinin insan bedeniyle nasıl etkileşime girdiğine dair de bir araştırmadır. Film başlığının tahmin ettirdiği kadar basit ve doğrudandır. Boş, dekore edilmemiş bir stüdyoda genç bir kadın (Bettie de Jong), dans kıyafetleri içinde bir seri dans hareketini canlandırmaktadır. Ahşap zemin üzerinde, yere uzanmış bir pozisyonda başlar ve bitirir ve arada zarif ve yavaş bir şekilde piruet ve pürüzsüz dönüş dizisiyle incelikle süzülür. Dansını 9 kez tekrarlar ve Haris seferinde, dans edenin hareketlerini farklı şekillerde yakalamak için çekim metodunu çeşitler.
More
Mark Osborne
6’ / 1998 / ABD
Animasyon
Mark Osborne deneysel animasyon dalında California Sanat Enstitiüsü’nden mezun oldu. En çok bilinen çalışması, bizim de bu ay izleyeceğimiz olan stop-motion kısa filmi More. Dünya çapında 150’nin üstünde festivalde gösterildi. Akademi Ödülü’ne aday gösterilen ilk IMAX animasyon filmi oldu. 1999’da Sundance’de en iyi kısa film seçildi. Mark Osburne, filmin 6 dakikalık olmasına rağmen “kesinlikle muazzam bir girişim” olduğunu vurguluyor. IMAX formatında çekilmesinin yanı sıra, çok zaman alması açısından stop-motion yönteminin de kullanılması buna etken.
Bir fabrika çalışanı, karanlık gri bir dünyada mutluluk vadeden cihazları monte etmektedir. Boş zamanalrında ise daha da iyi bir cihaz yaratmayı düşünmektedir; en sonunda insanların hayatı renkli gözlükler ardından görmesini sağlayan buluşunu mükemmelleştirmeyi başarır. Ama bunun için bir bedel ödemesi gerekecektir.
Silent City
Ruairí Robinson
7’ / 2006 / İrlanda
İrlandalı Ruairí Robinson Akademi ödüllü bir yönetmen ve yazar. Özellikle bilim-kurgu kısa filmleri ve animasyonları ile biliniyor. Bunlardan Fifty Percent Grey Akademi ödülleri için aday gösterilmişti. Son filmi Silent City bir grup askerin tehlikeli post-apokaliptik bir boş arazide geçen hikâyelerini anlatıyor. Üç asker bir zamanlar büyük bir şehir olduğu belli olan bir yerde kendi kişisel problemlerinin görevlerini aksatmasına izin verir ve bunun korkunç sonuçları vardır.
Une collection particulière
Walerian Borowczyk
14’ / 1973 / Fransa
Walerian Borowczyk (1923-2006), hayatının büyük bir bölümünü Fransa’da geçiren Polonyalı bir sanatçı, animasyoncu ve film yapımcısı. Goto: Island of Love, Blanche ve Immoral Tales gibi Avrupa sanat sinemasının başyapıtlarının, bazı sürreal kısa animasyonların ve yaratıcısı tartışmalı The Beast gibi filmlerin yaratıcısı. Bazıları için erotik, bazıları için porno olan filmleri, her halükarda nevi şahsına münhasır ve unutulmaz. Bu ay izleyeceğimiz Une collection particulière ise Fransız yazar André Pieyre de Mandiargues’nin pornografik nesneler koleksiyonunun sergilenmesinden oluşan filmi. Bir hayli ilgi çekici!
“Erotizm ve seks hayatın en ahlaksal parçalarındandır. Erotizm öldürmez, yok etmez, şeytani olanı desteklemez, suça yöneltmez. Aksine insanları daha nazik yapar, neşe getirir, tatmin eder, bencil olmayan zevklere yöneltir”
Geschichte der Nacht
Clemens Klopfenstein
62’ / 1979 / İsviçre- Fransa- Almanya
“Film, Basel’den, Belfast’a kadar Avrupa şehirlerinin karanlıkta (sabah 2 ile 5 arası) siyah-beyaz olarak kaydedilmesinden oluşuyor. Sessiz ve meditatif… Şehir manzaralarının ürkütücü hissiyatı, metruk film setlerindeki gibi –ki harap mimari herhangi gerçeklik duygusunu bastırır- en güçlü açığa çıkan şeydir. Sonsuz bir çeşit makinenin -Metropolis’in içinde olmadığımızın tek güvencesi gündüz aktivitelerinin gölgesidir: bir tırın kararmış köyün içinden geçmesi, şafak öncesi ışıkta küçük kuşların istilası. Bütün bunlar güzelce “kompoze edilmiş” film müziği ile vurgulanır: sessizce mırıldanan sokak lambalarından, reggae’ye ve Belfast’daki zırhlı araçların gümbürtüsüne kadar. Hayal, belgesel ve bilim-kurgunun garip ve olağanüstü bir bileşeni”- Chris Auty, Programme Note London Film Co-op.
Clemens Klopfenstein, İsviçreli film yönetmeni, senaryo yazarı, kameraman, yapımcı ve eğitimli bir sanat öğretmeni. İsviçre’nin en önemli film yapımcılarından biri olarak kabul ediliyor. ‘70’lerin ortalarında, “Paese sera” (“Night Films”) adlı bir foto serisi üzerine çalıştı. Ve daha sonra 1978’de bu proje “Story of the Night”la doruğuna ulaştı. Bizim bu ay izleyeceğimiz Geschichte der Nacht’da bu dönemin ürünü. |
KargART
Kadife sokak No: 16 81300 Kadıköy/İstanbul T: 0216 330 31 51 F: 0216 346 55 46
--------------------
Herhangi bir kapalı dizgede, düzensizlik daima artar.(Termodinamiğin ikinci kanunu)
|